Hasta Çocukla İletişim

Kanser gibi tedavisi süreç ve sabır gerektiren zor hastalıklarda çocuklarımızı  iyileştirmeye çalışırken onlar bu süreçten psikolojik olarak olumsuz etkilenebiliyorlar. Eğer küçüklerse farkında bile olmadan verdikleri bu savaşta bilinçaltına itilen, sonraları farklı korkularla yüzüstüne çıkan sıkıntılar yaşayabiliyorlar. İşte bu savaşta onları yalnız bırakmamak, destek olmak ve bilinçaltına mümkün olduğunca az şey atmak için yapılabilecekler ile ilgili Doğan Cüceloğlu'nun ve Uzm. Gelişim Psikoloğu Deniz Özkılıç'ın tavsiyelerini hasta çocuk aileleri ile paylaşmak istedim. Yapılacak ilk şey çocuğa kesinlikle acıyarak, acı dolu gözlerle bakmamakmış. Bizim tahmin edemediğimiz kadar her şeyin farkında olan küçük çocuklarımıza tedavi devam ederken durumu onlara nasıl izah edeceğimiz de önemli olan bir diğer konu. Farklı kıyafetler içindeki tanımadıkları bir çok kişi arasında kalan yavrularımıza acı vermeyen bir müdahale dahi yapılsa annelerinin kucaklarından alınmak travmatik olmaya yetebiliyor. Bununla ilgili çocuğun bilmesi gereken ilk şey kesinlikle olay başlamadan kısa bir süre önce çocuğa az sonra başına gelecekleri basit kelimelerle ve pozitif bir ifade ile anlatmakmış.
Deniz Özkılıç'a göre öncelikle çocuğun anlaması gereken şeyin ona her ne yapılıyorsa bunun onun iyiliği için yapıldığını net bir şekilde söylemek. Verdiği örnek çok güzel. Hani okula başlayan öğrenciler de ilk günler ağlar ya ama bilirler orada başlarına kötü bir şey gelmeyeceğini. Onun gibi çocuk ağlasa da yapılacak şeyin onun iyiliği için yapıldığını bilmeye ihtiyacı varmış. Eğer çocuk annesinin kucağından alınır ve şiddet gibi kötü bir muamele görürse işte o derin yaralar bırakabilirmiş. Çocuk anesteziye verilecek ise örneğin "Biraz sonra seni bir abla/abi alacak ve sana bir şey koklatacak. O, bunu senin iyiliğin için yapacak. Sen bu şekilde daha iyi koşabileceksin, daha iyi zıplayabileceksin. Biz seni burada bekliyor olacağız." gibi cümlelerle başına gelecekleri anlatmak, bunun iyi bir şey için yapıldığını söylemek gerekiyormuş. Yapılan her ne ise onun kendi iyiliği için yapılıyor olduğunu çocuk mutlaka bilmeliymiş. İnşallah bu kötü süreç bitip de çocuk sağlığına kavuştuktan sonra bilinçaltına itilen şeyleri temizlemek içinse Doğan Cüceloğlu'nun tavsiyesi çocuğun iletişim kurabilecek kendini anlatabilecek yaşa gelmesini beklemek. Çocuk üç, dört yaşına geldiğinde ona olanları oyunla anlatmak, oyuncaklarla canlandırmak ve onu da bu oyunun kahramanı yapmak gerekiyormuş. Verilecek mesaj ise "Sen çok güçlü bir çocuksun, sen diğer çocuklardan daha güçlüsün, sen çok zor bir savaş verdin ve o savaşı kazandın. Sen bir kahramansın!" mış. 
Allah tüm çocuklara şifa versin, aileleri de çocukları ile sınamasın. Sağlıklı çocuklara sahip aileler de bunun en büyük nimet olduğunun farkına, bilincine varsın, bunu iliklerine kadar hissetsin. Amin!

Gelişim Psikoloğu Deniz Özkılıç'a Sens Gelişim'den ulaşabilirsiniz.

0 yorum: