Yekaterinagillerin Sarayında Ayşe Erdi Muradına, Siz Çıkın Kerevetine



Yekaterinagillerin Sarayın'da Ayşe erdi muradına dedim ama siz öyle dediğime bakmayın. Tam olarak ermiş değilim kocacığımı da koluma takıp bu kostümlerle  bu salonda salınamadığım için. Öyle olsa tam olacaktı. Bakalım onu bu konuda ikna edebilecek miyim? Olaya mevzubahis olan yer Tsaritsino'daki Yekaterina'nın Sarayı. Bu saraya daha önce de gelmiştim ama nasıl oldu da bu kostümlerin giydirildiğini bölümü kaçırdım bilmiyorum. Bu kıyafetlerin giyimine izin verildiğini öğrendikten sonra ziyaretime gelen ablamları getirdiğimde tabiri caizse sarayın altını üstüne getirip ve sonunda nihayet buluyorum. Aslıda hiç de zor değilmiş. İkinci kattaki kapılar kapalı tutulduğundan ziyarete açık olmadığını düşünüp defalarca es geçtiğim yere  en sonunda bakmadığım bir orası kaldığı deyip giriyor ve kavuşuyorum elbiselere. Bir askıya dizilmiş olan elbiseleri ne yazık ki elleyerek askıyı eline alıp evire çevire her yerini kontrol ederek seçmeye izin verilmiyor. Askıdan göz yordamı ile seçilebiliyorlar ancak. Ben de öyle yapıp renkleri ve kollarını beğendiğim bu elbiseyi seçiyorum. Orada giyinmek için yardımcı olan bir hanım var ve çok da pratik. Sen tıpkı filmlerde gördüğümüz gibi ayakta dikiliyorsun, o hanım da seni  giyindiriyor ki buna tarlatan dahil! Kıyafet tamam olduktan sonra hemen saçlara el atıyor hanım, bir iki basit hareketle çok hoş bir topuz yapıyor ve saç aksesuarını takıveriyor üzerine. Kolye de gerdandaki yerini aldıktan sonra en son ele de bir çiçek veriliyor. Şimdi bu harika salonda salınma sırasına geliyor.




İşin en kötü yanı salonda aynanın olmaması. Çünkü insan böyle bir kıyafet giydikten sonra kendini biraz seyretmek istiyor doğrusu, ayna karşısında giyinirken ki gördüğün yetmiyor. En azından bana yetmediğini söyleyebilirim! Neyse ki canım ablamlar yanımdaydi da aşağıda bir kaçını göreceğiniz epeyce fotoğraf ablam ve yeğenim tarafından çekilirken, bu mutlu anlar eniştem tarafından da video kayda alınıp ölümsüzleştirildi. Bu arada bu kostümü giyinip salınmanın maliyetini merak edenlere kişi başı 200 Ruble (yaklaşık12 lira), eğer ailecek giyecekseniz indirim var! 4 kişilik bir aile için fiyat 600 Ruble (36 Lira) ve son olarak bu kıyafetle salınmanız için verilen süre yarım saat. Saraya gidiş ise koyu yeşil hatta bulunan Tsaritsino metro durağından yapılıyor. Metro içindeki Tsaritsino park yönlendirmelerinden çıktıktan sonra caddeye gelip sağa dönüp köprü altından geçiliyor. Düz yürüyünce parkın girişi hemen karşıda zaten. Çok büyük ve çok bilinen bir park olduğundan metrodan nereden çıkarsanız çıkın  "gıdye tsaritsino park?" derseniz Rusça bilmeseniz bile işaret dili ile kolaylıkla bulabilirsiniz. Bu arada bu çok büyük ve çok güzel park hakkında daha önce yayınladığım yazımı buradan okuyabilirsiniz. İşte bu kıyafetle çocuklar gibi mutlu olan Ayşe'nin bir kaç fotoğrafı...




Bu arada sol taraftaki küçükhanım Moskova'daki herkesin onun asker olduğunu düşünmesini istediğini söyleyen ve ona göre yürüyen yeğenim Elif, teyzesinin aksine bu kıyafetlerden giymeye ikna olmadı. Cimcime ısrarla hatta ağlaya ağlaya aldırdığı asker şapkasını giymek için çok daha fazla hevesliydi. 



Ya ne olurdu hazır şu kıyafeti giymişken bir de zamanda yolculuk yapıp o günlerde bir balonun tam da ortasına düşüp vals yapabilseydim! Fotoğraftaki bey ile mesela kimse kendileri artık. Şimdi düşündüm de aman aman kalsın, gürbüz Çariçe Yekaterina'nın yirmi sevgilisinden biri ise zamanda yolculuğu burnumdan getirebilir. Neyse ben  bu hayali en iyisi kocacığımla geldiğimde ikimizde giyinmişken kurayım!


Ya da  yeğenimle küçük bir denemesini yapayım...


Biraz fazlaca fotoğrafımı koydum sanırım ama artık o kadar olur öyle değil mi?


Evetttt şimdi bu kıyafeti giyip de muradıma erdiğime göre sıra şimdi kinci muradıma geliyor. O da ne mi? Balerin kıyafeti giymek tabi ki, mesela kuğu gölündeki siyah olanı süper olurdu. Ama şimdilerde bu hayalimi gerçekleştirmem iki nedenle çok zor gözüküyor. İlki tabi ki onu ya da herhangi bir balerin elbisesini nereden bulayım da giyeyim, ikincisi ve komik olanı ise annemin deyimi ile hamurumun kabarması yani karnımın burnuma yavaş yavaş yaklaşması ile XXXL beden bir balerin giysisi ile vereceğim görüntü.

Bu saray hakkındaki detaylı yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

1 yorum:

Deli Anne dedi ki...

Harika! :)