Tsaritsino Diyorum Başka Bir Şey Demiyorum



Resim nasıl süper değil mi? Resmi benim çekmedığım,  bir helikopter kiralayamayacağımdan çok aşikar.  Bölge hakkındaki görüşünüzü netleştirmek için gerekli olduğundan wikipedia'dan edindim.  Bu dört başı mamur Moskova'nın en önemli turistik noktalarından biri olan parkımız Tsaritsino'ya, metro ile kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Metroda koyu yeşil hattın güney kısmında yer alan Tsaritsino (Царицыно) metro durağından çıkınca pazarı ya da adına  ne derseniz işte o küçük küçük dükkanların olduğu alandan sonra  köprü altından geçince aşağıdaki resimde gördüğünüz parkın girişine ulaşmış oluyorsunuz. Giriş ücretsiz.




Moskova'nın güneyinde buluanan bu Tsaritsino Parkı (the State Museum-Reserve Tsaritsyno, парк Царицыно)  700 hektarlık bir arazi üzerinde kurulmuş. Saraylar ve diğer yapılar, romantik gotik stilde, Rusya'nın en önemli mimarlarından biri olan Bazhenov tarafından Çariçe 2. Ekaterina için 18.yy'da yapılmış. Zaten parkın adı Царицыно da Rusça'da çariçe demek. Çariçe, yapıyı beğenmemiş ve sarayın bir kez daha yeniden inşa edilmesini emretmiş. Para bolmuş galiba teyzede. Ama ne yazık ki görmesi kısmet olmadan Hak'kın rahmetine kavuşmuş. Acaba mimarın ahı mı tuttu ki? İşte aşağıda teyzenin bir resmi. Bu arada biraz magazin haberi de yapayım. Şimdi okuduğum kaynağın adını hatırlayamıyorum ama yazılana göre Sevgili Çariçe'nin 20 tane sevgilisi olmuş.


Şu bahçelerde de o elbiselerle salınıp gezmiştir herhalde.


Çariçeye görmek kısmet olmamış ama 19.yy'da yapılan göletlerle bu güzel park  daha da güzel hale getirilmiş.


Hafta içi öğlen saatlerinde geldiğimiz için park çok kalabalık değil, tam kafa dinleyip, gezmelik!


Uluslararası Kadınlar Derneğinin Aylık Toplantısından çıkıp geldiğim için kıyafetim parkta yapılan bir yürüyüş gezisi için pek uygun değil diyeceğim ama kime göre değil işin bir de o boyutu var. Bir kısım Rus hanımın parklarda çivi topuklu ayakkabılar ve bize göre gece elbisesi ya da daha fazlası olan elbiselerle gezdiklerini düşünürsek benim ceketim ve elbisem onların yanında çok günlük kalıyor ve onlar tarafından değil sadece benim tarafımdan bir parça yadırganıyor.








Tsaritsino, tarih ve kültürün birleştiği bir eser olarak korunmuş ve yapılar restore edilerek müzeye dönüştürülmüş ve halka açılmış. Her ne sebeple olursa olsun yolunuz Moskova ile keşirse, kanımca görmeniz gereken yerlerin başında geliyor burası.  Ayrıca buraya gelmişken 2.Ekaterina tarafından çok ihtişamlı yaptırılmış sarayları da gezmeden giderseniz hakkını vermeden ayrılmış olursunuz benden söylemesi. Bedavaya bu kadar reklam yeter değil mi? Haydi bahçeyi turlamaya devam edelim. 


Bu binaların hepsi müze değil, bir kısmı ofis olarak kullanılıyor. Alanda bir büyük saray, bir küçük saray ve bir de opera binası bulunuyor.





Her parkta olduğu gibi bu parkta da halkı taşımakta kullanılan araçlar, yorulanların ya da zamanı olmayanların can simidi oluyor.


Kilisenin dış kapısından içini görüntüleyebiliyorum.


Bu küçük yapıda kutsal su akıyor çeşmeden. Bunun neden kutsal olduğunu öğrenemiyorum. Bilen varsa paylaşırsa çok memnun olurum.



Kilisenin yanında mütevazi bir mezarlık.








Öğrenci grubu tarafından incelenen şey, parkın yıkılıp yapılmadan önceki ve yıkılıp yeniden inşa edildikten sonraki günümüzdeki halinin planı. Sağdaki resimde arkada görülen taşlar ilk yıkımdan kalan eski yapıya ait olan kalıntılardan.










Eğer gezerken defi hacete ihtiyaç duyarsanız işte size umumi tuvaletler.  Ama sanırım ormanlık arazi yerine kötünün iyisi olarak tercih edilebilecek durumlarda kullanılabilir.





Buranın cazibesi, tarihi ve kültürel dokusunun yanında, ormanlık arazi olması, farklı bitki ve hayvan türlerine ev sahipliği de yapması. Burada bulunan bitki türleri arasında huş ağacı, ıhlamur ağacı, meşe, çam, karaçam,  eğrelti otları, ciğer otu ve diğer koruma altındaki bazı otlar sayılabilir. 



Burada aniden karşınıza çıkan hayvanları görmek de çok eğlenceli. Özellikle sincaplar çok sevimli. Üçüncü sincabı da gördükten sonra artık sincap görmek normal hale geliyor ve resimlerini çekmeyi bırakıyorum. Mavi kuş da sanki kafesten kaçmış gibi. Ne güzel! Burada bulunan hayva türlerinin bazıları: Köstebek, kemirgenler, sincap, atmaca, baykuş, ağaçkakan ve sıvacı kuşu. Neyseki ben bu hayvanların sadece en sempatiklerini gördüm. Bir ağaçkakan görmeyi de çok isterdim o ayrı. Hihihi huuuu, hihihi huuuuuu, hihuhuhhuhhhh! derdi küçüklüğümüzde TRT'de gördüğümüz ağaçkakan.






Parkın doğal güzelliği ile buluşacağınız resimlere sizi başbaşa bırakıyorum.




















Bu arada güneşe hasret Moskovalı'lar güneşi fırsat bilip mayolarını alıp güneşlenmeye gelmişler. Eğer resmin üzerine tıklarsanız güneşlenen mayolu ablaları ve abileri farkedebilirsiniz.






Gez gez bitmez bu parkın bir kısmını gezip bir sonraki sefere kitabım, klasik osmanı müziği yüklü I-pod'um ve küçük bir piknik azığımla gelmeye karar veriyor, doğayla içi içe başka bir gün geçirmenin planıyla evimin yolunu tutuyorum.



Kaynaklar:

0 yorum: