Fevkaladenin Fevkindeki Moskova Metroları

Moskova Metroları
Moskova'ya gelişimin ilk günlerinde metroya binmek bana lunaparkta birşeye binmek gibi geliyordu. Asıl amacım olan bir yere ulaşmaya çalışmanın yanısıra, aynı anda bir başka aktivitenin de içinde oluyordum sanki. Buna gezi içinde gezi yapmak denebilir aslında. Bir yandan hangi hatta geçeceksin, nereden geçeceksin, ne tarafta bekleyeceksin gibi kiril alfabesi ile yazılmış tabelaları çözmeye çalışırken, bir yandan da kendimi müzede geziyormuş hissine kaptırtan, herbiri birbirinden farklı inşa edilmiş birer sanat harikası olan tarih, kültür ve mimariye ait pek çok şey içeren istasyonları inceliyordum. Muhteşem avizeleri, rölyefleri, heykelleri, mozaikleri, kolon süslemelerini, devasa duvar resimlerini.... Bu muhteşem halka açık müzeler hakkında daha çok şey öğrenmek istediğimden biraz araştırma yaptım. 1902 de metro yapımına karar verilmesinin ardından yerel basında " Rus halkının Moskova'da değerli gördüğü her şeye yönelik, insanı sersemleten, utanmazca bir tecavüz." şeklinde karşı bir haber bile yapılmış.
 1930'larda sanayileşmeye bağlı olarak Rus nüfusun iki katına çıkması metro projesini hızlandırmış ve buna bağlı olarak iki komünist lider eşliğinde metro çalışmaları başlatılmış. Stalin'in başında olduğu Komünist Parti, metroyu tüm ülkenin yapmasına karar vermiş ve kullanılan malzemeler gibi kadın-erkek tüm işçiler de ülkenin dört bir yanından işçiler getirilmiş. Yapım çalışmalarına katılanlar  daha sonra madalyalar ve büyük önem taşıyan Lenin nişannıyla ödüllendirilmişlerdir. İç dekorasyon ise ülkenin en önde gelen sanatçılarına teslim edilmiş. Dekorasyonlarda halkı teşvik amacıyla çeşitli temalar kullanılmış. Bunların arasında bir kısmı propaganda amaçlı sovyet yaşam tarzı, devrim, kızıl muhafızlar, işçiler, denizciler, sporcular, kadınlar, köylüler; ikinci dünya savaşından sonra da savaş temaları yer alıyor.  İlk metro hatları, savaş sırasında kullanılabilecek sığınaklar olarak inşa edilmiş. Örneğin 1941 yılında Mayakovskaya, Uçaksavar Savunma Gücü'nün karargahı olarak kullanılmış. Çistye Prudi istasyonu ise ikinci dünya savaşı sırasında Genelkurmay Karargahı olarak hizmet vermiş.

Prospekt Mira
1931 de Stalin tarafndan inşa edilmesine karar verilen ve 1935 de yapımına başlanan Moskova Metrosu bugün 298,8 km toplam uzunluğunda olup 180 istasyon ve 10.072 trenden oluşuyor. Sistem her gün ortalama dokuz milyon yolcuya hizmet veriyor ve bu oran Moskova'daki tüm yolcuların %56 sı demek oluyor.

Novoslobodskaya
 En derin istasyon olan Park Pobedy yerin tam 84 m altında. En uzun yürüyen merdiven de doğal olarak burada ve 126 m. Yürüyen merdivenlerin toplam uzunluğu 67,4 km ve 175.423 basamaktan oluşuyor. Toplam 37.401 çalışanın 19.936'sı erkek ve sıkı durun 17.465 'i kadın ki  kadınların  yaş ortalamalarının da 40 ın altnda olduğunu hiç sanmıyorum.  Kadınların genelde olduğu gibi burada da meydanı erkeklere bırakmadıkları açıkça görülüyor. Trenlerin yapılan programın yerine getirme oranı ise %99,98. Tren kapasitesi günlük 10.072 yolcu ve ortalama hızı 41,55 km/s.  Şehir merkezini çevreleyen çember şeklinde bir ring hattı var. En gösterişli metro istasyonları bu hatta ve bu çemberin içinde kalan istasyonlarda. Çember dışında ise diğer on bir hat bu çemberi kesip dışarıya doğru yönleniyor.  Metro yapımına 1930 larda başlandığı için şehir planlaması da ona göre yapılmış. Yani şehir herkesin boş bulduğu bir arsaya ev kondurması şeklinde değil metro istastonlarının çevresinde yapılandırılmış. Bu nedenle şehir o zamanlarda çok dağılmamış ve kontrollü gelişmiş yani planlı bir şehirleşme olmuş. Metro ağı sokak planlarının bir kopyası gibi olmuş neredeyse.

Mayakovskaya
Yağmurlu havalarda gezmek zor olduğundan otobüsle şehir turları yaparım. Gördüğüm duran bir otobüse nereye gittiğini bilmeden atlayıp son durakta inmek oradan bir başkasına binmek şeklinde. Şehri bu şekilde dolaşma lüksünü nasıl olsa 265 metro istasyonundan birine denk gelirim güvenine borçluyum. Trenlerin içinde durakları bildiren anonslar yapılıyor. Bu anonslar merkezden dışarıya doğru giderken kadın, merkeze doğru gelirken erkek tarafından seslendiriliyor. Bunu bazıları merkeze doğru gidişlerde erkek sesinin olmasının insanlara onları işte bekleyen patronlarını, çemberin dışına doğru gidişlerde kadın sesinin olmasının da onları evde bekleyen eşlerini hatırlatmak için yapıldığı şekilde yorumluyor. Feminist bir yaklaşımdan uzaklaklaşırsak bunun kulağa sempatik geldiği söylenebilir. Metroda enteresan bulduğum şeylerden biri ise bebeklikten lise çağına kadar olan çocukların metroyu neredeyse hiç denecek kadar az kullanmaları. Bebek hiç görmedim, en fazla 2-3 yaşlarındaki çocuklara denk geldim. Her gün ortalama 9 milyon kişinin kullandığı metrolarda bu hayli ilginç doğrusu. Neredeyse tamamı yeraltında olan metrolar, istisnalar dışında en fazla 90 sn de bir geliyor (bunu gösteren dijital bir kronometre tunel girişlerinde bulunuyor).

Komsomolskaya
Bu nedenle olsa gerek İstanbul'daki gibi, bir durağa otobüs yanaşınca sanki o günkü son otobüs oymuş gibi hurrraaaa deyip herkesin ite kaka birbirini ezip otobüse binmeye çalışması şeklinde bir izdiham ve insanı küçük düşüren bir durum yaşanmıyor. Ne olacak ki onu kaçırsa aynı koşullarda bir başkası en fazla doksan saniye içinde hizmetinde olacak. Ayrıca ayakta kalsan bile yolcu sirkülasyon çok olduğundan en fazla üç durak sonra oturmuş oluyorsun. Bundan olsa gerek tren içinde bir yer kapma yarışı da yaşanmıyor. Üstelik bu metrolarda bir biletle istediğin kadar aktarma yapma hakkı var. 26 ruble yani yaklaşık 1.25 TL. Aylık sınırsız bilet ise bizim deyimimizle yarım 321Rub (yaklaşık 15 TL) tam 1480 Rub (yaklaşık 75 TL). İstanbul'da on-on beş dakikada hatta bazen yarım saat-kırk beş dakikada bir gelen, kapıları bile açılmadan önünde izdihamların yaşandığı ve bu izdihamlardan başarıyla çıkıp oturma şansınızın oldukça düşük olduğu otobüslerde, hele de iş saatlerinde, evinize bir an önce varmak niyetindeyken tıkanmış kalmış trafikte, yanınızdaki arabalarda rahat rahat oturup müziğini dinleyen insanları seyrederek çektiğiniz çilenizin bir an önce bitmesi için gerekli olan verimli bir toplu taşıma sisteminin yapılması için daha neyi beklediğimizi bilemiyorum. Bunların yanında ayrı bir konu da istanbul'a gelen, hatta İstanbul'da yaşayan birinin bilmediği bir adrese giderken hangi otobüse nereden bineceği, hangi duraktan hangi otobüse aktarma yapılabileceği ve nihayetinde hangi durakta ineceğini birine sormadan nasıl yapabileceği! Şöförlerimiz, muavinlerimiz kimbilir kaç bin defa  "Şu durakta ineceğim. Gelince haber verir misiniz?" sorusuyla karşı karşıya kalmışlardır. Bir yabancının bu durumda ne yapacağının lafını iç açmıyorum bile. En azından belediye ve halk otobüslerinde gelinen durağın isminin anons edilmesi bu kadar zor mu bilemiyorum. Biraz geç kalmış dahi olsak "Hiç bir şey için geç değildir." sözünü benimseyip, karmsarlığı bir kenara bırakarak geçici, yamalı değil, gelecek kuşaklara yüz akıyla bırakabileceğimiz kalıcı çözümler bulmak için kolları sıvamalı, ne dersiniz?

Krasnopresnenskaya
Ploşad Ryevolutsyi
Ploşad Ryevolutsyi
Park Kültüri
Marsistkaya
Ohodniy Ryad
Pavaletskaya
Sokol

Biblioteka İmeni Lenina
Elektrozavodskaya

Babuşkinskaya


Arbatskaya
Prospekt Mira
Park Pobedy

Kievskaya
Belaruskaya
Çkalovskaya

Kievskaya

Krasnopresnenskaya
Park Pobyedi
Komsomolskaya
Prospekt Mira



Novoslobodskaya
Novoslobodskaya

Polyanka
Taganskaya
VDNH


3 yorum:

Çiğdem dedi ki...

Süpermişler,aynen sanat galerisi yada müze gibiler.....

fatih dedi ki...

Gercekten cok guzel metrolar var hepsini tek tek gezmek lazim aslinda
Resimler de cok guzel ellerine saglik canim
Bir gun sadece metro turu yapalim walla (metro turizm ile hahahahhahaha)

Nesibe dedi ki...

Hepsi müze gibi gerçekten.. Fatih'in dediği gibi bir günü sadece bu istasyonlar gezmeye ayarın. Nesibe